26 Nisan 2013 Cuma

'' Big Fish'' Filmi ( Büyük Balık )

Masal gibi bir film.
Romantizm tam tadında...
Fantastik kısımlar tam tadında...
Neşe tam tadında...
Gizem tam tadında...
Merak uyandırma tam tadında...
Sürükleyiciliği, hoş vakit geçirtmesi ise sonsuz.
Filmin konusu şöyle:
William, babası amansız bir hastalık nedeniyle ölüm döşeğinde olduğu için, evine geri döner. Babasını yakından tanımak için, renkli bir kişiliği olan adamın gençliğinde yaşadıklarına dair öyküler toplamaya başlar. Babasının, gençliğinde gezgin bir satıcıyken yaşadıkları bir bulmacanın parçaları gibi yerine oturacak ve anlaşılması güç olan adamın yaşamını en masalsı yönüyle zaferleri ve zaaflarıyla ortaya çıkaracaktır.
Fragmanı:
 


Filmi izlerken ara ara gözlerim doldu.

Yönetmenliğini Tim Burton' ın üstlendiği bu harika filmin yapım yılı 2004.

Genç Edward Bloom karakterini canlandıran Ewan Mc Gregor harikalar yaratmış.
Film boyunca yüzünden eksik etmediği bir gülüşü var ki, insanı rahatlatıyor.

Yeterince zor ve sıradan olan hayatımızı, hayal gücümüzle renklendirsek çok daha güzel olur, di mi? ;)
Bence filmin özeti bu.


Filmden Beğendiğim Replikler:

'' Bazı balıklar yakalanamaz. Büyük veya hızlı olduklarından değil. Farklı bir yönleri olduğundan...''

''Bazen yakalanamayacak bir kadını yakalamanın tek yolu, ona nikah yüzüğü vermektir.''

''Birbirini çok iyi tanıyan iki yabancı gibiydik.''

'' - Çok büyüğüm.
- Belki de büyük değilsin.  Belki bu kasaba küçük.''

''Irmaktaki büyük balığın, yakalanmadığı için büyük olduğunu söyledi.''

''Okulda da bir şey ne kadar zorsa, kazanılan ödülün o kadar büyük olacağını öğrenmiştim.''

''Din hakkında konuşmak kabalıktır. Kimi inciteceğin belli olmaz.''

''Bir şeyin habercisi değillerse rüyalarımı hatırlamam.''

''O gece, şeytani veya kötü olarak nitelendirilen şeylerin, sadece yalnız ve kaba olan şeyler olduğunu öğrendim.''

''Çok bir şeyin olmayabilir ama neyin varsa, çok var.''

'' - Beni tanımıyorsun bile.
- Tanımak için koca bir ömür var.''

''Kader döner dolaşır ve insanı gafil avlar.''

''Yaşı ilerledikçe, insanın algılaması değişir.''


İYİ SEYİRLER...

22 Nisan 2013 Pazartesi

.'' G.I.JOE - MİSİLLEME'' Filmi



Şimdiiiiii ne diyeyiiiiim

Eminim G.I.Joe hayranları vardır ve ne olursa olsun izlerim diyenler.

onlara bi diyeceğim yok; gidin ve izleyin ama benim gibi iyi film izlemek isteyenler gitmesinler :)

aradaki farkı bilmem anlatabildim mi? :)

öyle saçma salak cümleler,

öyle yapay diyaloglar,

öyle yapmacık sahneler ve oyunculuklar var ki filmin aksiyon içeriğinden soğuyor insan.

zaten kurgu ve sahneler o kadar abartılmış ki, cüneyt arkın' ın filmlerde anadolu hisarından rumeli hisarına atlaması hafif kalıyor.



ama hakkını yiyemeyeceğim bir şey varsa, o da yukarıdaki sahnedir.

hem bu yar' daki dövüş sahneleri hem de bu yar' da yer alan tapınaktaki dövüş sahneleri oldukça etkileyiciydi.

sanırım filmden geriye sadece bu sahne kalıyor.

ben söyledim, gerisi size kalmış.

''Sabit Kanca'' Filmi ( ıyyyyyyyyyy :( )


paranız ve zamanınız kıymetli ise bu filme gitmeyin.

ke sin lik le gitmeyin.

genelde erkekler komik zannederek gider bu tür filmlere ama ne şakalar şaka ne de sahneler komik.

yazık ki ne yazık bu filmin çekimi için de gişesi için de izlemesi için de verilen paraya ve zamana.

recep ivedik gibi bir karakter ortaya çıkarmaya çalışmışlar ama sıfır ötesi bir film!

recep ivedik bile bu filmin yanında oscar ödülünü hak eder.

siz anlayın bu filmin kalitesizliğini ve ne derece boş olduğunu.

benden söylemesi....

21 Nisan 2013 Pazar

''Momo'' ... Michael Ende



Kitap dediğin böyle olmalı: farklı!
Hem çocuklara, hem gençlere, hem de yetişkinlere hitap eden nadir kitaplardan biri ''Momo''.
Kitabın Kütüphane Bilgi Kartında 1. Fantastik Roman 2. Gençlik Felsefesi yazıyor.
 Zaten bu arama özellikleri de direkt dikkat çekiyor.
Bu tarz fantastik ve felsefi özellikleri bir arada bulunduran kitaplara insan biraz ön yargıyla yaklaşıyor. Nasıldır? Saçmalamış mıdır? Kurgu ve mantık hataları yapmış mıdır? gibi...
Ancak ''Momo'', bunları aşan bir kitap olmuş.
 Günümüz dünyasında insanların kendilerine, çocuklarına, sevdiklerine, diğer insanlara vakit ayıramaması; hayatı bir koşturmaca şarlatanlığına dönüştürüp yine de zamanı iyiye ve güzele yönelme şeklinde kullanamaması, sürekli zamansızlıktan şikayet etmesi ve hayatını da heba etmesi konularını çok güzel bir kurgu, nokta atışı tespitler ve vurucu cümlelerle işliyor.
''Momo'', Avrupa Gençlik Kitap Ödülü Şeref Listesi' ne girmiş ve tam 38 dile çevrilmiş.
Tanıtım cümlesi şu:
''MOMO
ya da zaman hırsızlarının
ve çalınmış zamanı insanlara geri getiren çocuğun tuhaf öyküsü''

Arka kapak yazısından bazı cümleler:
''Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi...''

''Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır; bu büyük sır, zamandır.
Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır; ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik bir süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.''

'' Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyor ve zamanınızı çalıyorlar...
Ey insanlık, dinle ve anla!..
Aç gözünü, tetikte ol!..
Zamanınızı çalıyorlar.''

Kitabın İçindekiler kısmının başlıkları dahi çok hoş ve farklı. Bazıları:
# çok kişiye anlatılan öyküler ve tek bir kişiye anlatılan öyküler
# hesap yanlış, ama geçerli
# bir yığın hayal ve bir kaç düşünce
# iyiler toplanamadı, ama kötüler toplandı
# korku büyük, ama cesaret daha büyük
# gelecek geriye bakmadan görülebilirse
# kuşatılanlar karar vermek zorunda
# yeniliklerin başlangıcı olan bir son ...

Kitabın koyu kırmızı mürekkeple yazılmış olması da dikkat çekici ayrı bir unsur.
Ve ayrıca çeşitli çizimler de var ''Momo'' da.

''Momo'', 303 sayfa ve Kabalcı Yayınevi' ne ait.


Momo' nun yol rehberi kaplumabağanın adı Kassiopeia.
Kassiopeia ne demekmiş?:
 Cassiopeia (Kraliçe takımyıldızıKoltuk takımyıldızı ya da basitçe W), modern 88 takımyıldızdan biridir. Ayrıca, Batlamyus'un listelediği 48 takımyıldızdan biriydi.


Son Sözüm: Farklı bir kitap okuyayım ve değişik bakış açıları kazanayım, yeni bir göz kazanayım diyorsanız kesinlikle okumalısınız.

Sevgilerimle...

20 Nisan 2013 Cumartesi

Günün Fotoğrafları Bunlar Olsun mu?

belki benzer fotoğrafları sık paylaşıyorum ama bana her defasında çok farklı, çok kıymetli görünüyorlar.

doyamıyorum onlara ve onlara bakmaya.

parayla satın alınamayacak ucuzlukta ve nadidelikte ve sıradanlıktalar.

parayla satın alıp da bir süre sonra kenara bıraktığımız en pahalı her şeyden daha  doyurucu ve ''tebessüm ettirici''ler.

özlemle hatırlanacak ve dahi yıllar boyunca ''anımsanacak''lardanlar.

daha şimdiden iç ''çektirici''lerdenler.

en kıymetlisi ise ANNEMLE YAŞANAN KIYMETLİ GÜNLERe aitler.


canım annemin yeşil denizi...




canım ablamın har'lamaya doyamadığı sobası...




canım yeğenlerimin yaktıkları ateşle ortalığı egzotik bir dağ havasına büründürmesi...




miniklerimle oynadığım saklambaçta sığındığım fındıklıkta ''nasıl olsa beni burada bulamazlar'' diyerek çektiğim fotoğraftan başımı kaldırınca ebe olan yeğenimin ''seni gördüüüüüüm'' diyerek pis pis sırıtması :)




Rabbimin bu nimetleri bizlere bahşetmesi...




''gitmek istedin ve gittin.''

insanın her gitmesinin sebebi, gitmeyi istemesi değil...

şu soğuk geceye, bu şarkı çok iyi geldi.