22 Ağustos 2015 Cumartesi

HAYATIN İNTİKAMI

 

 

Hayatın İntikamı

 
 
Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri, benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “bu işin olurunu”, dedim ki:

Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama. Git dolaş; ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at; ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız y...ürü. Maceraya çık; bedeli ne olursa olsun bunu yap.

Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü.

Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Âşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur; en olmaz zamanda.

Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela; elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu.

Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı. Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları. Zira atlayıp geçtiği ne varsa, dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını. Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.

[ Ece Temelkuran ]

6 Ağustos 2015 Perşembe

EKMEK ARASI BİBER DER Kİ...


EKMEK ARASI BİBER DER Kİ;

AŞK GÜZEL ŞEY ARKADAŞIM

AŞKI KÜÇÜMSEME

AŞK YOKTUR DEME

AŞK VARDIR

HEM DE DOLUDİZGİN

ARA AŞKI BUL

KORKMA

NE AŞKI YAŞAMAKTAN NE DE YAŞATMAKTAN

KORKMA


SAHİP ÇIK

HAYATINA AŞKINA SEVDANA SEVGİNE GÜLEN GÖZ BEBEKLERİNE UMUDUNA HEYECANINA

ÖTESİNİ BERİSİNİ DÜŞÜNME

YA O SEVMEZSE DEME

YA KARŞILIK ALAMAZSAM DEME

AŞKI SEVGİYİ YAŞATIYOR SANA DAHA NE OLSUN

DAHA NE VERSİN


KIYMET BİL

HER AN' ININ KIYMETİNİ BİL VE İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ YAŞA

AHKAM KESİYORUM SANIYORSUN Dİ Mİ

ALAKASI YOK

YUKARDA YAZDIKLARIMI BİREBİR YAŞADIM

MERAK ETTİM YAŞADIM

İSTEDİM YAŞADIM

YAŞADIKÇA SEVDİM YAŞADIKLARIMI

AMA YAŞADIKÇA!


YAŞANMADAN BIRAKMA HEVESLERİNİ YARI YOLDA

YAŞA Kİ DAHA FAZLASI DAHA GÜZELİ GELSİN SENİ BULSUN

HAYATA YAŞAYALIM DİYE GÖNDERİLDİK

KENARDAN İZLEYELİM DİYE DEĞİL ;)

10 Nisan 2015 Cuma

Cuma-Yağmur-İç Dökme...



BismillahirRahmanirRahiym...
İnsan nasıl uyuyabilir böyle bir gecede?
Nasıl yatağa girip rahat rahat tembelliğe düşebilir?
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.
Damlaların sesleri çatıları, kaldırımları, ağaçların dallarını çınlatıyor....
Şırıl şırıl sular birikiyor da akıyor.
Aklım şaşıyor.
Yetemiyorum kendime.
Ne yapmalıyım; nasıl hareket etmeli, neye dua etmeli, nasıl bir ibadet hâline bürünmeliyim?
Yağmurun bereketine, suyun temizliğine, şu güzel ahenkli seslere şükür mü etmeliyim?
Elime tesbihi alıp Elhâmdülillâhlara mı döndürmeliyim dilimi de, öyle mi devamını getirmeliyim gecenin?
Yoksa seccade başına geçip, en teslim hâlime bürünüp dualarımı, isteklerimi, niyazlarımı mı sıralamalıyım Rabbime?
Belki de eksik kalan ibadetlerimi tamamlamalı, kaza namazlarımı kılmalıyım?
Hangisi?
Yoksa beni kendine hayran bırakan, aşkına aşık eden bir diğer çok değerli insan evlâdı olan V.Karani' yi anlatan ve beni mest eden, rahatlatan, gülümseten kitabı mı okumalıyım?
İşte bütün bunlar cenk ederken beynimde, kaleme kâğıda sarıldım yine...Hem iç dökmek hem doğruyu bulmak adına...
Ve böylece bir kez daha anlıyorum ki, benim yaradılışım okumak üzre, yazmak üzre. O hâlde Elhâmdülillâh!
Değil mi ki dinimin ilk emri: "Oku!"
Oku ama neyi oku?
Kâinatı oku, evreni oku, yaradılmışları oku, yaşanılanları oku.
Okumak için Gör.
Görmek için Bak.
Ama her baktığında, gördüğünde, duyduğunda evvela O(C.C)' nu oku!
O(C.C), her şeyin kalbinde,
O(C.C), senin kalbinde,
O(C.C), bir zerrede,
O(C.C), bir evrende...
O(C.C), ahan da benim şu an yazarken gülüşümün nişanesi olan gamzemde; kalemimi tutan parmaklarımda; kapanan dünyevi gözlerimde; açılan gönül gözümde...
İKRA! OKU!
Dilinin aslında ve özünde ve gerçekte neye dönmek istediğini oku.
Teninin aslında ve özünde ve gerçekte neye varmak istediğini oku.
Gözlerinin aslında ve özünde ve gerçekte neyi görmek istediğini oku.
Oku ve yaz.
O (C.C.)' nu yaz.
O (C.C.)' na dön.
O (C.C.)' nu hisset.
Gerisi zaten gelecek.
ELHÂMDÜLİLLÂH smile ifade simgesi

20 Mart 2015 Cuma

Nasıl Bi Akşam?


evet.
nasıl bi akşam?
yazma-konuşma-dertleşme isteğiyle dolu bi akşam.
öyle ki,
işten gelir gelmez
topuklu ayakkabıları ayaktan fırlatır fırlatmaz
yok açlıkmış
yok yorgunlukmuş
hiçbirini düşünmeden
masamın başında aldım soluğu.
bu durumu en son
kpss' nin olduğu gün yaşamış  ve yazmıştım:

peki bu akşamda ne var?
daha doğrusu bugünden ne var?
bugünün getirdiği akşamda ne var?

sabah yataktan Aşık Ruhsati' nin
''daha senden gayrı aşık mı yoktur?'' dizeleriyle uyandım.
işe gider gitmez de Gülay'dan dinlemeye başladım.
halen de beynimde, içimde dönüyor türkü.

sonra... iş...

Elhamdülillah çalışıyorum, bir işim var ve iş yerimi seviyorum.

lakin iş yerimden sevdiğim iki insanın bu ay sonu itibariyle işten ayrılacak olması...
canımı acıtıyor.

sonra... trabzon...

yağmurlu, gri, soğuk.

sonra... eve dönüş...

dolmuşta aklıma geldi, Rahmetli Zübeyde öğretmenin
''Dayan Allah'a, komaz Vallaha'' sözleri.

eve giriş ve ezan sesi,
ezanın son demi,
sükut, sessizlik, dinleyiş,
gözleri kapama ve derin bi nefes alma...

aslında bu kadar değil ama
bu kadarını yazma
ve
bu kadarcık yazmayla da ferahlama...

her daim vardır bir hayır.

ELHAMDÜLİLLAH.

Mutlu Olmak İsteyen Adam... (Laurent Gounelle)

 
uzun uzun yazamayacağım
kusura bakmayın...
zira kitap yanımda değil ve
ne yazık ki altını çizdiğim cümlelerin tamamını olmasa bile,
bir kısmını dahi paylaşamayacağım.
 
ha, şunu söyleyebilirim:
okunası
keyif alınası bir kitap.
büyük puntolarla geniş geniş yazılmış.
190 sayfa.
 
kişisel gelişim kitaplarını insanın ara ara okumasında fayda var.
birilerinin başını şişirip fikir alana kadar
oku kitabını
bul çözümünü.
böylece sen de başkalarının gözünde sorun kumkuması olma.
 
yazarın bir önceki kitabı olan
okumuş
beğenmiş
paylaşmıştım.
 
her ki kitabı da okuyabilirsiniz
sıkıntı yok ;)
ama ''Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer''
kesinlikle uzak ara önde.
 
öperim...